
-İnsan şibumi'yi elde etmez. Ancak onu... keşfeder.
evet kesinlikle keşfedilmeye değer bir kitap.kaçıncı okuyuşum bilemiyorum, ama kitap hep beni alıyor içine, dünyayla irtibatımı koparıyor.
evet trevanian harika bir yazar.. ve gizemli..(en azından gizemliydi)gerçek adı, yaşadığı yer, işi, vs. hakkında hiçbir bilgi yoktu.2005 yılında ölünce ortaya çıktı adının Rodney William Whitakerardında bir sürü harika eser bıraktı.şibumi onların arasında bambaşka.benim kitaplığımda da bambaşka yeri olan kitaplardan.mutlaka okuyun.pişman olmazsınız.

bir arkadaşımda yeyip çok beğenmiştim.tarifini almış ancak sonra üşenip yapmamış, en sonunda da unutmuştum. geçenlerde yosunbuka da görüp hatırladım ve hemen yaptım.ilk yapışımda altını yakmışım :) çok hoş olmadı ama ikincide tutturdum.acil gelen misafire , yada kahvaltıya, ikindi çayına ikram için kolayca yapılabilen bir pizza.hamuru kıvamında. lezzet harika.
- 1 çay bardağı yoğurt
- 3 çay bardağı un
- 2 -3 yemek kaşığı sıvı yağ
- 1 yumurta
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- tuz
malzemeler yoğurulur.hafif cıvık bir hamur olacak.ele yapışan türden.hamur tavaya kaşık yardımıyla döşenir.sonra 1 yemek kaşığı salça, 2 yemek kaşığı su, biraz kekik, ve acı sevenler isterse biraz da pulbiber karıştırılıp sos yapılır. bu sos pizzanın üzerine gezdirilir. üzeri için ne malzeme istenirse o kullanılır.ben sucuk, sosis, salam ve mantar kullandım.en üste de tabii ki pizzanın vazgeçilmezi rendelenmiş kaşar serpilir ve tavanın kapağı kapatılır.
yaklaşık 15 dakikada pişiyor.sık sık kontrol edin ki yanmasın.afiyet olsun.
annemin akıtma dediği, kayınvalidemin kaygana dediği, arkadaşlarımın krep dediği, kızımın ''yaşasın kahvaltı benim en sevdiğim '' dediği ((benim en çok hoşuma giden bu oluyor)) kahvaltılık bizim evin en çok sevilen kahvaltığı.
1 yumurta
2 su bardağu süt
tuz
1 çay kaşığı kabartma tozu
aldığınca un(kepçeden kolayca kayabilen akışkanlıkta olacak)
malzemeler çırpılır.krep tavasına yada teflon başka bir tavaya yayarak dökülür.alt-üst pişirilip tavadan alınınca üzeri (tek tarafı) yağlanır--tereyağla çok güzel olur--
kalan krepleri buzluğa kaldırıyorum ben.her yapışımda 1-2 tane kalıyor.sonra onları börek yapımında kullanıyorum genelde.yada mikrodalgada ısıtıp kızıma acil sabah kahvaltısı oluyorlar.
yapımın her aşamsı aynı olmasına rağmen ben annem kadar tatlı yapamıyorum. çünkü onun yaptığında çok farklı bir şey var. ANNE ELİ:)
bugün kreşte kızımın pikniği var programa göre. tabii bence bugün yapmayacaklar ama ben gene de birşeyler göndermek istedim. hava soğuk, yağmur yağmak üzere.iç karartıcı bir hava yani. içimden hiçbirşey yapmak gelmiyor. ama akşama ve yarına misafirlerim var o yüzden hazırlık yapmam gerekiyor. menü belli olunca yapılış aşaması çok zor gelmez bana iş ki ne yapacağıma karar vereyim.
Dila kurabiyesi tuzlu kurabiye tariflerini harmanlayıp elde ettiğim bir tarif. genelde benim bücürükle yaptığım için adını Dila'dan aldı.
- 1 paket yumuşak margarin

- 1 su bardağı sıvıyağ
- yarım su bardağı su
- 3 tatlı kaşığı toz şeker
- 1,5 tatlı kaşığı tuz
- 2 tatlı kaşığı mahlep
- bir fiske sirke
hamur yoğurulur ve merdane ile bir parmak kalınlığında
açılır. şekilli kurabiye kesicilerle şekil verilir. yada hamurdan ince şeritler yuvarlayarak örgü yapılabilir. üzerine yumurta sarısı sürülür, çörekotu veya susamla süslenip kızgın fırına verilir.tarif bereketli.kendimize yaparken yarım ölçü yapıyorum ben.bu ölçülerle iki tepsi -yaklaşık 60 tane- çıkıyor.
ağızda dağılan çok hoş bir tuzlu. pastanelerden aldıklarımızla birebir aynı olmasa da tadı çok yakın.
afiyet olsun
bazı profesyonel sitelerdeki ölçüler hep gram olarak veriliyor.benim gibi evinde mutfak tartısı olmayanlar bu konuda gerçekten zorlanıyor.ben de elimin altında bulunsun her daim diye ölçüleri kayıt etmek istedim.
Bir bardak su 200 gr. Bir bardak süt 225 gr. Bir bardak un 150 gr. Bir bardak toz şeker 240 gr. Bir bardak pudra şekeri 180 gr. Bir bardak kakao 100 gr. Bir bardak irmik 170 gr. Bir çorba kaşığı margarin veya tereyağı 40 gr. İki çorba kaşığı kakao 30 gr. İki çorba kaşığı şeker 50 gr. Ölçülerin Kaşık Karşılığı 25 gr. Rende kaşar peynir dört çorba kaşığı 25 gr. Hindistan cevizi rendesi dört çorba kaşığı 25 gr. Toz şeker iki çorba kaşığı 25 gr. Un iki çorba kaşığı 25 gr. Nebati yağ iki çorba kaşığı 20 gr. Pirinç bir çorba kaşığı 30 gr. Pirinç unu bir çorba kaşığı 30 gr. Domates salçası bir çorba kaşığı 120 gr. Süt bir çay bardağı
yazmak istemedim aslında, bayağı bir direndim bu konuda yazmamak için ama madem bu benim günlüğüm yazmadan edemeyeceğim. kısa ve öz olsun. iman cahilliği diyebiliyorum sadece. çünkü iman insanı insan yapar. Allah korkusu olsa böyle bir vahşet yapılabilir mi? düşüncesi bile korkunç. Rabbim herkese hidayet nasip etsin. ölenlere Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. kalanların durumu da çok acı. yıkılan yuvalar, dağılan paramparça olan aileler.... Allah onlarada bolca sabır versin.
duanın en makbul olduğu zamanlardır yağmur yağdığı anlar. hazır hergün birzcık ta olsa yağmur yağarken bol bol dua edelim inşaallah. Rabbim daha da beterlerinden saklasın milletimizi, din kardeşlerimizi.
Kitap okumazsam kendimi eksik hissetmişimdir hep. hep yarım kalmış hissi olur bende. ne tür olursa olsun okurum. beğendiğimi ikinci hatta üçüncü kez okurum. tabii bazen içine giremediğim benimseyemediğim kitaplar olduğu gibi (( maeve binchy-aşkı yarın yaşayacaksın kitabını çok istememe rağmen okuyamadım )) ilk sayfasından başladığım anda hemen bitirme hissi ile dolup taştığım kitaplar da oluyor.
Tess Gerritsen'in Cerrah kitabı işte böyle bir kitap. ilk sayfayla alıyor sizi içine. son dönemde okuduğum en iyilerden biri. yani 3 kez okunmayı hak ediyor. anlatımlar harika. yer tasvirleri o kadar müthiş ki olay yerini kafamda tam olarak canlandırabiliyorum. Hemingway den sonra bana en lezzetli gelen tasvirlerdi cerrahtakiler. mutlaka okuyun, okumamak kayıp olur.
Cerrah tan sonra büyük bir beklentiyle okudum yazarın yeni kitabı ''Çırak'' ı. sonuç hüsran, hayalkırıklığı. evet belki iyi bir kitap ama Cerrah'ın gölgesinde kalmış.çok beğenmedim yani.
bir yazarın bir kitabına hayran kalıpta diğer kitaplarında hayal kırıklığı yaşamak çok kötü. genede bekleyeceğim Tess Gerritsen'in bundan sonraki kitabını. umutlarla bekleyeceğim:)
Kadın akşam işten çıkar Çocuğu yuvadan alır Markete geçer ıspanak alır Koştura koştura eve döner Çocuğu soyar elini yüzünü yıkar Kendi üstünü değiştirir Mutfağa koşar Bi yandan ıspanakları yıkar bi yandan çocuğun sorularına ve ihtiyaçlarına cevap verir. Bi yandan sofrayı hazırlar O DA NE YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR! Yoğurtsuz ıspanak olmaz Hemen kocasını arar. Kocadan Kocaya değişen cevaplar: 1) Ben geç geleceğim. Toplantım var Yoğurtsuz yiyin ( laçkalaşmış koca) 2) Ben geç geleceğim Çok üzgünüm tühhhhhh Şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz ki E yoğurt getireyim kapıdan bırakayım hemen döneyim toplantı bu kaçırsam olmaz Mazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur sonra yoğurt dökecek ıspanak bile bulamayız ( aldatan koca ya da eve gelmemek içinbahane arayan koca ,ama bi yandan davicdanı sızlayan koca..) 3)Aradığınzı numaraya şu anda ulaşılamıyor........(İşte bu aldatan koca) 4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! ('kazma' tipi koca ) 5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya inek olduk ('kalas' tipi koca) 6) Tamam alırım (monotonlaşmış koca) 7) tamam alırım başka bişey lazım mı? ( Normal koca) 8)Tamam hayatım alırım başka bi isteğin var mı? ( Olması gereken koca) 9) amannn ıspanakla mı uğraştın? Yapmadıysan bırak ya dışardan söyleyelim ya da dışarda yiyelim (aranılıpta bulunamayan Süper koca)